
02.02.2026
Müziğin Yaşlılarda Nöral Katılım, Çocuklarda İkinci Dil Edinimi ve Yetişkinlerde Psikolojik Belirtilerin Azaltılmasındaki Rolü
Müziğin iyileşmeyi kolaylaştırıp kolaylaştıramayacağı uzun süredir tartışılan ve araştırılan bir konudur. Tarihe baktığımızda; Çin, Hindistan ve Mısır gibi eski uygarlıkların müziği terapötik amaçlarla kullandığını görüyoruz (Yıldırım, 2021). Halk arasında “ruh gıdası” olarak da adlandırılan müzik, su sesiyle birlikte Osmanlı darüşşifalarında, özellikle ruh sağlığı desteğine ihtiyaç duyan hastaların tedavisinde kendine yer bulmuştur. Bu alanda çalışan uzmanlar, belirli hastalık ve durumlarla ilgilenmek için özel "makamlar" bile belirlemişlerdir (Karahan, 2006). Bu denli dikkat çekici tarihsel ve evrensel kullanımıyla müzik, psikolojide çağdaş araştırmaların önünü açan ve ilgi odağı olmaya devam eden bir konu olmayı sürdürmektedir. Bugüne kadar keşfettiklerimiz şunu gösteriyor: Müzik, bireyin yaşamının birçok evresinde çeşitli olumlu etkilere sahip olabilir.
1- Müzikle Uğraşmak Nöroplastisiteyi Destekler ve Yaşlılıkta Gri Madde Hacminin Korunmasına Yardımcı Olur
Yaşlılar için müziği hayatlarının bir parçası haline getirmek, yaşa bağlı bilişsel gerilemenin yavaşlaması anlamına gelir. Sadece müzik icra etmenin değil, aynı zamanda müzik eserleri dinlemenin de nöroplastik değişimlere yol açabilen sinirsel bağlantıları aktive ettiği bulunmuştur (Chatterjee & Hegde, 2021). Eğer müzikle zaten uzun süredir temas halindeyseniz, bu durum daha da büyük bir avantaja dönüşebilir. Zhang ve meslektaşlarına göre (2025), müzisyenler yaşlılık dönemlerinde gençliğinkine benzer mekânsal işlevler sergilerken; diğer mesleklerden bireylerin, müzisyenlerin yaptığı aynı görevi yerine getirmek için daha fazla kaynak kullandığı görülmüştür. Bununla birlikte, müzik icrasıyla süregelen her türlü meşguliyetin, özellikle gri madde hacmini artırarak yaşlı beynini desteklediği kanıtlanmıştır (McCary et al., 2022). Bu bilişsel güçler, bireyin yaşamının ilerleyen dönemlerinde doğal olarak daha kolay ve umut dolu bir hayat sürmesine olanak tanır.
2- Müzik ve Çocukların Dil Becerileri Arasındaki İlişki
Çocuklar söz konusu olduğunda, müziğin dil öğrenme sürecine faydalı olduğu görülmektedir. Ana dillerini öğrenmekte zorlandıklarında, okul öncesi yıllarda müziğin sürece dahil edilmesi yardımlarına koşar. 5-6 yaş grubundaki çocuklarla yapılan bir araştırmanın sonucu, müzik odaklı etkinliklerin yapıldığı bir okula devam ettikten sonra çocukların dilsel görevlerdeki eski puanlarının arttığını ortaya koymuştur (Toader, 2023). İkinci bir dilin edinimi bile müzikal aktiviteler sayesinde daha verimli hale gelebilir. Müzikteki çeşitli seslerin, bir çocuğun ana dilinden farklı olan yabancı bir dilin seslerini taklit etmeye katkıda bulunduğu fikrine paralel olarak; müzikal açıdan daha aktif olan çocuklarda ikinci dil ediniminin başlangıç süreçlerinin daha doğru ve verimli olduğu bulunmuştur (Thompson et al., 2025). Müziğin geliştirdiği tüm bu becerilerle, bir çocuğun daha iyi araçlarla ve özgüvenle büyüyebileceği çıkarımını yapabiliriz.
3- Psikolojik Zorluklar Yaşayan Bir Yetişkinin Hayatında Müzik
Yetişkinlik evresinde ise müziğin terapötik (tedavi edici) yönü ön plana çıkar. Bir terapi tekniği olarak kullanıldığında müzik, depresyon belirtilerini hafifletir; bireylerin daha iyi bir uyku kalitesine ve genel bir yaşam kalitesine sahip olmalarına yardımcı olur (Youn et al., 2025). Depresyonun yanı sıra müzik terapisi, kaygı (anksiyete) ile başa çıkmada da önemli bir rol oynayabilir. Üniversite öğrencileriyle yapılan bir çalışma, bir terapi tekniği olarak müziğin anksiyete belirtilerinde azalma sağladığını ve özellikle uzun süreli uygulamalarda belirgin bir verimlilik gösterdiğini örneklemiştir (Li et al., 2025). Bu nedenle müziğin, hayatın zorluklarıyla baş eden bir yetişkin için anlamlı bir unsur olduğu iddia edilebilir.
Özetle, yukarıda belirtilen tüm bulgular, müziğin bilişsel, dilsel ve farmakolojik olmayan müdahale alanlarındaki olumlu etkileri aracılığıyla psikolojik iyileşme için bir araç olabileceği fikrini desteklemektedir. İster müzik yapmak, ister müzik terapisi almak, ister sadece dinlemek olsun; bireyin esenliği, müziğin sunduğu sayısız ve çarpıcı yolla yükseltilebilir.
Kaynakça:
- Chatterjee, D., & Hegde, S. (2021). Neural plasticity: The substratum of music-based interventions in neurorehabilitation. [Frontiers in Psychology, 12.] ( https://doi.org/10.3389/fpsyg.2021.751636)
- Karahan, S. (2006). Tarihsel süreç içerisinde Türklerde müzikle terapi “Master's thesis, Istanbul University.” [Istanbul University Thesis Repository.] (https://nek.istanbul.edu.tr/ekos/TEZ/42099.pdf)
- Lee, Y. J., Kim, S. J., Yoon, J., & Lee, J. H. (2025). Music therapy for patients with depression: Systematic review and meta-analysis of randomised controlled trials. BJPsych Open, 11.
- Li, S., Gong, Z., Wang, R., Liu, J., Zhan, X., Lan, J., & Feng, H. (2025). The efficacy of music therapy in alleviating anxiety among college students: A systematic review and meta-analysis. Frontiers.
- McCrary, J. M., Altenmüller, E., Kretschmer, C., Scholz, D. S., & et al. (2022). Association of music interventions with health-related quality of life: A systematic review and meta-analysis. JAMA Network Open, 5(3), e223236.
- Thompson, R. M., Salig, L. K., & Slevc, L. R. (2025). Is musical ability related to second-language acquisition? A meta-analysis. Royal Society Open Science, 12(1), 241193.
- Toader, C. (2023). Cognitive crescendo: How music shapes the brain’s structure and function. Brain Sciences, 13(10), 1390.
- Yıldırım, M. (2021). Müzikle tedavi: Tarihi, gelişimi, bağımlılıklarda uygulanışı ve Türkiye’deki müzik terapi uygulamaları “Music therapy: History, development, application in addictions and music therapy applications in Turkey.” Turkish Academic Research Review, 6(2), 477–497.
- Zhang, L., Ross, B., Du, Y., & Alain, C. (2025). Long-term musical training can protect against age-related upregulation of neural activity in speech-in-noise perception. PLoS Biology, 23(7), Article e3003247.
